25 Haziran 2014 Çarşamba

Kırsal Yaşamın, Küçük Çiftçiliğin Savunucusu Wendell Berry


Yayın Detayları: Cumhuriyet Sürdürülebilir Yaşam Eki, Haziran 2014.

Amerikalı yazar, şair, çiftçi, küçük çiftçi hakları savunucusu ve çevre aktivisti Wendell Berry’i tanımam tesadüfen oldu.  Yale Üniversitesi’nin davetlisi olarak bir sohbet toplantısı için geldi.   Toplantı şehrin en büyük salonunda düzenlendi.  Dinleyiciler binanın girişinde upuzun bir kuyruk oluşturdu, salon tıklım tıklım doldu.  Pek çok kişi koltuk kalmayınca yerde oturdu.  Bu kadar çok sevilen bu adam kimdi?



ANKET

Ne kadar zehir yemeğe niyetlisin
Serbest piyasa ve küresel ticaretin başarısı için?
Lütfen tercih ettiğin zehirlerin ismini ver.

İyiliğin hatırı için ne kadar
Şeytanlık yapmaya niyetlisin?
Aşağıdaki boşluklara
Tercih ettiğin şeytanlıkları ve nefret davranışlarını yaz.

Hangi ödünler vermek için hazırsın
Kültür ve uygarlık için?
Lütfen yok etmeye niyetli olduğun
Tarihi eserleri, kutsal mekanları ve sanatsal işleri listele.

Vatanseverlik ve bayrak adına,
Sevgili toprağımızın ne kadarının kutsallığını yok sayabilirsin?
Boşluklara onlarsız yapabileceğin
Dağları, nehirleri, kasabaları, çiftlikleri listele.

Kısaca uğruna bir çocuğu öldürebileceğin
Fikirlerini, ideallerini veya umutlarını,
Enerji kaynaklarını, güvenlik çeşitlerini belirt.
Öldürmeye niyetlendiğin çocukların
Lütfen isimlerini ver.

Şiirlerinde geleneksel yaşam tarzını, küçük çiftçiliği, doğa ile uyumu, çalışmanın erdemini, toprağa bağlılığı dillendirir ve pekçoğu pastoral şiir tadındadır. Çiftliğinde gündelik yaşamındaki sıradan olayların sıra dışılığını ortaya koyarak, uyandırdıkları zengin duygu ve düşünceleri  sade ve akıcı bir dille aktardığı “Sabbath” adı verdiği şiirlerini yıllar boyunca düzenli olarak yazar.  Şiirlerinde Amerikan politik ve ekonomik sistemini sertçe eleştirir, fakat eleştirilerinin merkezine sistemi değil insanı koyar.  Şiirleri Berry’nin yaşam felsefesi hakkında ipuçları verir belki ama asıl düzyazıları yaşam felsefesini detaylı olarak anlatır.

KAR GİBİ

Varsay biz işimizi yaptık
Kar gibi, sessiz, sessiz,
Açıkta hiçbir şey bırakmadan.

Felsefesinin en temel öğelerinden birisi toprak sevgisidir.  Bu sevginin iki boyutu vardır. Toprağa ilgi gösterip bakmak ve toprağa bağlanmak.  Bu bağlamda küçük çiftçiliğe inanır ve toprağa bağlı kırsal yaşam tarzını savunur.    Kendisi de yıllardır babası ve dedesinin izinde çiftliğinde yaşamakta ve toprağını ekip biçmektedir.  Yaşamı boyunca küçük çiftçiliği desteklemesinin nedenini bu aile geleneğine ve babasının yaşadıklarına bağlar.  1907 yılında babası ufak bir çocukken bir gece, gaz lambasının ışığında yetiştirdikleri tütünü sattıklarında ellerine geçecek para ile neler yapacaklarını konuşan anne ve babasını dinler.  Zengin değillerdir.  Çiftliklerinde yetiştirdikleri ürünleri satarak geçinirler. Çiftliği satın almışlardır ve borç ödemeye devam etmektedirler.  Ertesi sabah dedesi saat 2’de kalkıp tütünü satmak için şehre gider.   Akşam bir kuruşsuz eve döner.  Tütünü satıp tüm borçlarını kapattığında elinde hiç para kalmamıştır.  Dedesini ve dedesi gibi binlerce küçük çiftçi ailesinin ekonomik olarak zorda kalmasının tek nedeni, kapitalist sistemdir.   Tek bir kişi, tütün tekeli olmuş ve binlerce üreticiden tütünü istediği fiyattan satın almaktadır.  Böylece önce babasının, sonra kendisi ve erkek kardeşinin ve daha sonra çocuklarının küçük çiftçilerin haklarını savunma geleneği başlamış olur.
Tarlada yetiştirilen, çiftliklerde üretilen yiyecek, Berry için kültürel bir üründür. Çünkü yiyeceği üretmek için sadece teknoloji yeterli değildir. Çiftçi de kültürel bir üründür.  Çünkü iyi bir çiftçi yüzyıllardır ataları tarafından geliştirilen tohumları ve yöntemleri kullanır.  Endüstriyel tarımı, makinaları çiftçilerin yerine koyduğu, onları işsiz bıraktığı ve bağımsızlıklarını ellerinden aldığı için saldırgan olarak niteler.  Toprağa, yetişen ürün ve yiyeceğe ve de insana özen ve ilgi göstermek endüstriyel tarımın ilkesi olmamıştır.  Bu nedenle toprağa, yiyeceğe, yiyeceği üreten ve tüketen kişiye saygı da göstermez.  Küçük çiftçiyi değersizleştirmeye, fakirleştirmeye ve yok etmeye çalışır.
Wendell Berry kapitalizmi de sosyalizmi de ideolojik kimliklerinden sıyırıp, modern endüstriyel sistemler olarak tanımlar.   Her ikisinin de ölçeği ve ekolojik sağlığı dikkate almayarak benzer yanlışlar yaptığını söyler.  Bu çerçeve içinde önerdiği yeni bir politik veya ekonomik sistem değil, varolan fakat yokolmaya yüz tutan toplumsal ilişkilerin güçlü olduğu, toprağa bağlı ve saygılı kırsal yaşam tarzıdır.  Berry için yerel, küçük ölçekli olan ve yerel halka ait olan güzeldir. Pazar ekonomisini ve küreselleşmeyi eleştirir.  Eleştirisini siyasi ve politik değil, ekolojik, kültürel ve sosyal nedenlere oturtur. İyi işleyen yerel ekonominin politik yaşamı biçimlendireceğini ve sağlık kazandıracağını düşünür.  Kapitalist ve neoliberal sistemin yaratıp, beslediği politik ve ekonomik güç paylaşımının yarattığı eşitsizlik ve adaletsizliklerin siyasi değil ekonomik araçlarla çözüleceğine inanan romantik bir bakış açısı vardır.
Binlerce insanı Amerika’ya çeken “Amerikan Rüyası”nın yok olduğunu anlamak için Berry’nin yaklaşık kırk yıl önce yazdığı en çok bilinen “Tedirgin Eden Amerika” (The Unsettling of America) kitabını okumak gerekir.  Kaleme aldığı kitaplarında kapitalist düzeni, bu düzenin aktörlerini ve onların kültürel, sosyal ve ekolojik değerleri yok ederken yarattıkları sorunları anlatır.  Sorgulayan bakış açısı ve eleştirel düşünceleri ile bir çeşit entellektüel aktivizm yapar.  Diğer yandan toprağa bağlı, doğaya saygılı, sosyal ilişkiler ile zenginleşen, mutluluğu yerelde yakalayan anlamlı bir yaşam sürmenin mümkün olduğunu bize kanıtlar. 
Çevre kirliliğinin arttığı, sağlık sorunlarının tırmandığı, sosyal ilişkilerin zayıfladığı, yaşam kalitesinin düştüğü, iş yaşamının verdiği tatminin giderek azaldığı tüketime dayalı Amerikan yaşam tarzından sıkılan ve “anlamlı” alternatif bir yaşam tarzı arayan orta sınıf Amerikalıların idolü olur.

Yale Üniversitesi’ndeki konuşmasında vurguladığı gibi geleceğe olumlu veya olumsuz bakış açısıyla değil ümitle bakmalıdır. Bu farklı yaşam tarzını benimseyip sürdürmek ancak geleceğe ümit ve  güvenle bakmakla mümkün olacaktır.