3 Şubat 2010 Çarşamba

Konstanz'dan Kopenhag'a Uzun Yürüyüş - Ocak 2010

Yayın Detayları: GİT Dergisi, Ocak-Şubat-Mart 2010-1, sayı:102.

Achim Gresser ve arkadaşları Kopenhag İklim Zirvesi öncesi, Almanya’nın Konstanz şehrinden Kopenhag’a 2000 km.lik yolu yürüdüler. Halkı bilgilendirmek ve politikacılara ulaşmak için yaptıkları 3 ay süren bu sıradışı eylem hakkında kendisinden bilgi aldık.

Ayşen:3 ay içinde 2000 km yol yürüdünüz. Yürüyüş programınız nasıldı? Günde kaç km. yürüdünüz? Yeme, dinlenme, uyuma saatleri belirli bir programınız var mıydı?

Achim: Bir gün diğerine benzemedi. Günde yaklaşık 20 ile 40 km yürüdük. Günde kaç km yürüyeceğimiz, parlamento üyeleri, belediye başkanları vs. gibi politikacılarla yapacağımız görüşmelere bağlıydı. Ayrıca her gün, yürüme, politikacılarla görüşmelerinin yanı sıra yapılması gereken medya ve internet işlerimiz vardı.

Belirli bir programımız yoktu. Bunu daha çok bizimle birlikte yürüyenlerin ihtiyaçları, konaklama durumu ve hava belirledi. Fakat her akşam konaklayacağımız yerde yemek pişirmeyi denedik.

Günlük tutmadık. Blogumuz vardı (urwaldpostamt.wordpress.com). Bu tam bir günlük değil çünkü yapmamız gereken, önceliği daha yüksek başka işler vardı.


Ayşen: Nerelerde konakladınız?

Achim: Çoğunlukla belediye başkanları bizi destekledi ve spor tesislerinde, iftaiye istasyonlarında veya kiliselerde kalmamızı sağladı.


Ayşen: Ekibinizde 5 yürüyüşçü vardı. Yürüyüşcüleri tanıtır mısnız? Meslekleri neydi?

Achim: Ekipte birkaç kişiydik. Sarah ve ben tüm yolu yürüdük. Yol boyunca programlarına göre birkaç günden 2 aya kadar değişen sürelerle bizimle yürüyen yürüyüşcüler oldu. Aynı zamanda konaklanacak yerleri, toplantı tarihlerini düzenleyen başka Greenpeace üyeleri vardı. Fotoğrafta gördüğünüz Kopenhag’a ulaşan beş kişi Sarah Heithausen psikoloji öğrencisi, Achim Gresser yazar, Thomais Anastasiades işçi, Yvonne Tiede biyoloji öğrencisi ve Benjamin Inal eğitim bölümü yeni mezunu.

Ayşen: Bu başından beri Greenpeace eylemi miydi? Niçin yürümeye karar verdiniz? Nasıl biraraya geldiniz? Nasıl planladınız? Planlama ne kadar sürdü?


Achim: Evet, başından beri Greenpeace yürüyüş eylemi idi.
Biz, yürüyüşcüler, lojistik destek ekibi ve diğer gönüllüler, Marburg Greenpeace ekibinin üyeleriyiz.

Planlama bir yıl önce başladı. Yaklaşık 100 Greenpeace üyesi planlamadan safhasında, uygulamaya kadar ortak çalıştı. Bu yürüyüş “Greenpeace Urwaldpostamt” (Greenpeace eski orman için postahane) projesinin bir parçası olarak tasarlandı. By projeyle, yürüyüş başlayıncaya kadar 10,000’nin üzerinde vatandaşın Başbakan Merkel’e yazdıkları ve O’nun iklim ve eski ormanların korunması için kesin önlemler almasını isteyen protesto mektuplarını topladık. Yürüyüşe, Kopenhag yolu üzerinde mümkün olduğunca çok insanla buluşma imkanı sağlayacağı için karar verdik. Projenin amacı vatandaş ile siyasiler arasında bir iletişim başlatmak ve Kopenhag iklim konferansından önce Alman Hükümetinin iklim ve eski ormanların korunması için söz vermesini sağlamaktı


Ayşen: 2000 km’lik yol boyunca bir araba taşıdınız? Niçin? Boyutları neydi? Kim yaptı? Yol boyunca yürürken arabayı çekmek zor gelmedi mi?

Achim: Bizimle birlikte, broşürler, bavullarımızı, teknik ekipmanları, yiyecek taşımamız gerekiyordur. Karbon salan bir araba kullanmak istemedik.
Mesajımızı gösteren, sokaklar ve köylerde dikkat çeken bir vagon kullandık. Mesajımız, “Biz Kopenhag’a hareket ediyoruz, hükümette Kopenhag’da birşeyleri hareket ettirmeli” idi. Ek olarak, vagon sembolumüz olan deniz kızı ile süslenmişti. Bu deniz kızı hayvanlarla birlikte son kalan eski ormanı yok olmaktan koruyor.

Vagon 3 metre uzunlukta, 3 metre yükseklikteydi ve 420 kg. geliyordu. Marburg yerel Greenpeace gönüllüleri Yürüyüş için bu vagonu planladı, tasarladı ve inşa etti. Plan işe yaradı çünkü çok uzaktan farkediliyordu. Halk bizi görünce geldi. projemizle ve Kopenhag’a götürdüğümüz mesajla ilgilendi. Bu güzel ilgi yol boyunca vagonu çekmemiz için bize güç verdi.
Bir sembolünüz vardı ve özel bir kıyafet giydiniz. Bunların anlamı neydi?
Kopenhag’ın işareti olan denizkızı sembolümüzdü. Denizkızımızın yüzgeç yerine ayak ve yaprak kuyruğu vardı. Ayak, insanlığın dünya üzerinde oluşturduğu baskıyı ölçen ekolojik ayakizimizi, yaprak da eski ormanların korunması gerektiğini sembolize ediyordu. Her ikisi de küresel iklim değişikliğinden korunmak için iki temel etken. Denizkızımız Kopenhag’da yapılacak olan iklim koruma anlaşmasının adil, etkin ve bağlayıcı olmasını talep ediyordu.

Yürüyüş öncesi yazın Almanya’da festivalleri ve kasaba panayırlarını dolaştık. Halkı iklim konferansı hakkında bilgilendirdik, protesto mektubuna imza atmalarını ve 1000 tane minik tahta denizkızını boyamalarını istedik. Bu minik denizkızlarını yürüyüşümüz sırasında politikacılara vatandaşın başvurusu olarak verdik.

Kıyafetlerimizde aynı semboller vardı. Eteğimizde, yaprak ve ayaktan kuyruğu olan denizkızını görebilirsiniz.

Ayşen: Bizimle paylaşmak istediğiniz yürüyüşle ilgili bir anınız var mı?

Achim: Kopenhag’da Alman delegasyonu ile buluşmak için konferans merkezine doğru giderken, hiç beklenmedik şekilde Alman Parlamento üyesi ve Hristiyan Demokratik Partinin İklim Korunması Politikasi Sözcüsü, Andreas Jung bizi cep telefonundan aradı ve Kopenhag’a şimdi geldiğini, ertesi gün bizimle biraraya gelmek istediğini söyledi. Yürüyüşümüzün politikacılara ulaştığını anladığımız kritik bir andı.

Ayşen: Kopenhag’a vardığınızda ne hissettiniz? Merkel’in tavrı hakkında ne düşünüyorsunuz? Mesajınızı aldı mı?

Achim: 2000 km. ayak ile yürüdükten, 3 ay boyunca yolumuz üzerinde sayısız kere politikacılar ve halka buluştuktan sonra Kopenhag’a vardık. Fakat biliyorduk ki iklim değişikliği konferansının başlaması ile politikacılar için çok daha yorucu bir yürüyüş yaklaşmaktaydı.

Sonunda Alman Hükümeti’de dahil olmak üzere pekçok ülke hükümetlerinin, iklim ve eski ormanların korunması için adil, etkin ve bağlayıcı bir anlaşmaya ulaşmaya gönüllü olmamalarını derin üzüntüyle karşıladık. Almanya ve Avrupa Birliği gelecekte iklim koruma pazarlığı çalışmalarında lider role sahip olmalı. Fakat yürüyüşümüzle Başbakan Merkel’in, 10,000’den çok vatandaşının net bir vizyonu ve gezegenin geleceği için dilekleri olduğunu görmesini sağladık. Bizden bunu duyacak ve gelecek haftalarda, aylarda diğer eylemlerimizle daha da sıkışacak.