18 Temmuz 2009 Cumartesi

Şirketler İçin Karbon Ayak İzi Küçültme Reçetesi - 2009

Yayın Detayları: "Yeşil Ekonomik Konferansı", www.yesilekonomi.org, 20-21 Haziran 2009, İstanbul Bilgi Üniversitesi.

Küresel ısınma yadsınamaz bir gerçek olarak kabul edildi. Raporlar, araştırmalar gelecekten endişe edilecek bir noktaya gelindiğini gösteriyor. Nedenleri irdelendiğinde, bunun karbon salımı ile bağlantılı bir sistem sorunu olduğu görülüyor. Sanayi devrimi ile başlayan süreçte kurulan sistemler ve sistemleri besleyen enerji için yapılan tercihler sorunun ana nedeni. Devletler, çözüm için makro düzeyde karbon salımını azaltan ortak politikalar oluşturmaya çalışıyor.

Karbon salımının ölçüsü karbon ayak izi. Karbon ayak izi, enerji tüketen her faaliyetin ortaya çıkardığı karbondioksit miktarı olarak tanımlanıyor. Karbon ayak izi, ister bireysel, ister şirket, ister okul olsun enerji tüketen tüm faaliyetler için hesaplanabilir. Bireysel karbon ayak izini hesaplayan ve nasıl azaltılacağını anlatan pekçok kitap, internet sitesi var. Şirketler için benzer çalışmalar yapılıyor. Giderek pahalanan enerjinin tasarruf edilmesi, daha verimli kullanılması ve şirket çalışanlarının yaşam kalitelerini artırmaya dönük bir dizi uygulama büyük bütçeler gerekmeden yapılabilir. Türkiye atmosferi en hızlı kirleten ülke ünvanına sahip. 2006 rakamlarına göre 1990 ile 2006 yılları arasında karbon salımlarını %95 arttı. Türkiye’de imalat sanayi ve inşaat sektörleri toplam karbondioksit salımının %50’sinin sorumlusu. Bu rakamlar ışığında, şirket yöneticilerinin karbon ayak izi kavramını öğrenip, şirketlerine sağlayacağı yararları görmesi, kısa ve orta vadede karbon ayak izlerini küçültmek için projeler yapılması büyük önem taşıyor.

Bu çalışmada şirketlerin karbon ayak izlerini küçültmek için izleyecekleri bir yol haritası verilecektir. Karbon maliyet muhasebesi kavramı anlatılacaktır. Ürün ve hizmet üreten firmaların karbon maliyet muhasebesini nasıl entegre edecekleri ve bunu nasıl kullanacakları açıklanacaktır.

I. SANAYİNİN FOSİL ENERJİ TÜKETİMİ AZALIRKEN KARBON AYAK İZİ KÜÇÜLÜR

Enerji sanayinin ana girdilerindendir. Sanayi enerjiyi kullanarak üretim yapar ve sonuçta su buharı, sera gazları gibi enerji atıklarını ortaya çıkartır. Sanayileşme hızlanırken, enerji ihtiyacı da arttı, enerji kaynağı olan tercih edilen fosil enerji kaynakları daha fazla kullanılmaya başlandı. Fosil enerji kaynakları yandığında açığa çıkarak atmosferde biriken karbondioksit, güneşten gelen radyasyonu atmosferin içine geçirerek dünyadan uzaya geri yansımasını engelliyor. Böylece küresel ısınmaya neden oluyor. Küresel ısınma, iklim değişikliklerinin ve bunların sonucu oluşan kuraklık, sel felaketleri, deniz sularının yükselmesi gibi büyük felaketlerin nedenidir. Tüm göstergeler küresel karbondioksit salımının % 60 ile 70 arasında azaltmamız gerektiğini işaret ediyor. Yoksa daha büyük iklimsel felaketler yaşayabiliriz.

Eğer filmi geriye sararsak, küresel ısınmayı durdurmak veya en azından azaltmak için karbondioksit salınımını düşürmemiz, karbon ayak izimizi küçültmemiz gerekiyor. Bunun için fosil enerji kaynaklarını daha az kullanmalıyız. 2004 rakamlarına göre dünyadaki karbondioksit salınımının %36’sı sanayiye ait. Amaç enerjiye muhtaç olan sanayinin karbondioksit salımını azaltmak ise, bunu başarmak için iki alternatif var: İlki sanayinin tükettiği enerji miktarını düşürmek, ikincisi kullandığı enerji kaynağını fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerjiye kaydırmak.

Sanayide; enerji, işçilik ve makine giderleri (amortisman), maliyetin yaklaşık %80'ini oluşturuyor. Enerji, üretim haricinde yönetim ve işletim birimleri tarafından örneğin; binaların ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatması için kullanıldığından, aynı zamanda bir genel giderdir. Enerji tüketiminin azaltılması, doğrudan üretim maliyetlerinin ve genel giderlerin düşmesi demektir. Bu giderlerin azalması, karı artırmaya odaklı şirket yöneticileri ve yatırımcılar için caziptir. İkinci alternatif için yatırım yapılması gerekse bile kısa ve orta vadede kendini finanse edecek ve şirketin enerji gideri düşecektir. Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak, şirketin küresel veya devlet politikaları ile hızlı değişen enerji fiyatlarına bağımlılığını ortadan kaldıracaktır ki bu da önemli bir kazanımdır. Bütün bunlara ek olarak yapılacak tüm çalışmaların önemli bir sosyal boyutu da vardır. Küresel ısınma sorununun çözümüne katkı sağlayarak, hem şirket çalışanlarının yaşadığı hem onların çocuklarının yaşayacağı Dünya’yı daha yaşanır kılacaktır. Bu; aynı sorumluluğu taşımayan kurumların yanında şirketi, müşterilerinin ve yatırımcılarının gözünde çok farklı ve olumlu bir konuma taşıyacaktır.

Küresel ısınmayı önleme çalışmalarına sanayinin katılımı mecburi ve açıklanan nedenlerle caziptir. Peki şirketler nasıl bir yöntem izlemelidir?

II. KARBON AYAK İZİ KÜÇÜLTME YOL HARİTASI

Karbon ayak izi, fosil yakıttan elde edilen enerjiyi tüketen her faaliyetin ortaya çıkardığı karbondioksit miktarıdır. Fosil yakıt tüketimi ile karbon ayak izi arasında doğru orantı vardır. Biri artarsa diğer büyür veya biri azalırsa diğeri küçülür. Bu nedenle şirketler için karbon ayak izi küçültme yol haritasının ana amacı, fosile dayalı enerji kullanımını azaltmak için yapılacakları belirlemektir. Yenilenebilir enerji kaynakları, güneş ve rüzgar bile sonsuz değildir. Bu nedenle sonsuz bir kaynak olmayan enerjinin şirketler tarafından daha bilinçli tüketimini sağlamak bu çalışmanın bir diğer amacı olmalıdır.

Enerji kapalı bir sistemdir. Yoktan var, vardan yok edilemez. Sadece bir formdan bir başka forma dönüşür. Şirketlerde enerjiyi kullanarak işe dönüştüren üç unsur vardır; insan, sistem ve teknoloji. Bu nedenle Karbon Ayak izi küçültme yol haritasının benzer şekilde insan, sistem ve teknoloji boyutu olmalıdır (Şekil 1). Bu unsurlar faaliyetlerinde birbirlerini etkilerler. İnsan sistemi kurar, teknolojiyi kullanır. Teknoloji sistemin bir parçası olur ve insan tarafından kurulup, kullanılır, kontrol edilir. Sistem insansız çalışmaz ve teknolojiye ihtiyacı vardır.
Şekil 1. Üretim, İşletim ve Yönetim Faaliyetlerinin Unsurları

İnsan, sistem ve teknoloji enerji kullanır ve herbiri için yapılacak enerji tasarrufu çalışmaları farklı olacaktır. İnsanoğlu tarafından yaratılan sistemler ve teknoloji küresel ısınma sorununa neden oldu, çözüm üretecek olan yine insanoğludur. Günümüzde ağırlıklı olarak fosil yakıtlardan elde edilen enerji, malesef yarattığı sorunlar hiç düşünülmeden dikkatsizce, hesapsızca kullanılıyor. Kullanıcılar tarafından “fiyatının ödenmesi” tüketebilmek için yeter şart kabul ediliyor. Oysa enerji kullanan her bireyin ve her şirketin küresel ısınmada sorumluluğu vardır. Bu nedenle, bireylerin enerji kullanım alışkanlıkları gözden geçirilip, daha az tüketme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Şirketler de benzer ilkeleri olan enerji politikaları oluşturmalıdır. Şirket düzeyinde; çalışanların küresel ısınma sorununu anlayıp çözümü için sorumluluk alması, karbon ayak izini küçültmenin gerekliliğine ve faydalarına inanması, üst yönetimin karbon ayak izini küçültme çalışmalarını desteklemesi, uygulama düzeyinde tüm çalışanların enerji kullanımına özen göstermesi bu bakımdan büyük önem taşır.

Sanayi, sistem düzeyinde, verimsiz uygulamaları nedeniyle de fazla enerji kullanmaktadır. Proseslerin, üretim ve işletim faaliyetlerinin enerji açısından gözden geçirilmesi, verimsiz uygulamaların belirlenip, iyileştirilmesi enerji tasarrufu sağlayacaktır.

Enerji tüketimini dikkate almayan eski teknolojiler, bakımsız makina parkları, yetersiz ekipmanlar sanayinin enerji tüketimini artırır. Kullanılan ekipmanların daha az enerji tüketecek şekilde bakımlı tutulması veya iyileştirilmesi, seçilecek yeni teknolojiler için enerji tüketiminin önemli bir kıstas olarak dikkate alınması şirketlerin enerji tüketimini azaltacaktır.

Karbon ayak izi küçültme yol haritasının beş ana çalışması, şirket içi enerji kültürü oluşturmak, enerji haritası çıkarmak, enerji denetimi yapmak, enerji çemberi modeli kurmak, karbon maliyetini muhasebe sisteminde takip etmektir.

II.i. ŞİRKET İÇİ ENERJİ KÜLTÜRÜ

Küresel ısınma dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi şirkette çalışırsa çalışsın her bireyi etkiliyor. Çözümünde de her bireye ve her şirkete düşen görevler var. Bu görevlerin sahiplenilmesi ve sürekliliği için kurumsallaşması gereklidir. Bu da şirketiçi kültürün oluşması ile mümkündür. Şirket içi enerji kültürü; enerji tasarrufu, enerjinin verimli kullanımı, yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edilmesi anlayışının hakim olması ve uygulamaların gelenekleşmesi olarak tanımlanabilir. Küresel ısınma sorununun çözümü uzun zaman alacağından, bu kültürün şirketlerde yerleşmesi kritik öneme sahiptir. Küresel ısınma ile karbon ayak izi arasındaki bağı anlatan ve karbon ayak izini küçültmenin çevre için, gelecek için önemini ve şirket için yararını vurgulayan, şirketin ve bireylerin sorumluluklarını benimseten bir eğitim, şirket içi enerji kültürünü oluşturmanın ve sürekliliğini sağlamanın ilk adımıdır. İkinci adım organizasyon yapısında değişiklik yaparak, enerji konusunda çalışmaları organize edecek bir ekip oluşturmak ve var olan görev tanımlarını yenileyerek, çalışanlara enerji ile ilgili yetki ve sorumluluklar vermektir.

Şirketlerde enerji kültürü oluşturmak ve organizasyon yapısını enerji kriterine göre yeniden yapılandırmak çok kapsamlı ve uzun vadeli çalışmalar olarak görülebilir. Hedef, “büyük düşünüp, küçük çaplı projelerle başlamak” olmalıdır. Enerji kültürünün şirket çalışanlarına kazandırılması ile çalışma alışkanlıklarında yapılacak çok ufak bir değişim, örneğin: bilgisayar ve ekranların tamamiyle kapatılması, çok büyük fark yaratabilir. Bu noktada ekran koruyucuların enerji tasarrufu sağlamadığını hatırlatmakta yarar var. Bir masa üstü bilgisayar ortalama bir saatte 120 Watt elektrik kullanır. Bir yıl boyunca çalışma günlerinde 8 saat açık kaldığı var sayılırsa, kullandığı elektrik 240 Kwattır ve yılda 175 kg CO2 salınımına neden olur. Eğer bu bilgisayar iş saatleri dışında kapatılmazsa, kullandığı elektrik ve CO2 salınımı 4.5 kat artarak, 1051 Kwat ve 760 kg. olur. 10 masa üstü bilgisayara sahip bir şirkettin sadece bilgisayarlardan kaynaklı CO2 salınımı yılda 7.6 tondur. Bu küçük örnekte görüleceği gibi, son derece basit bir önlem CO2 salımı açısından büyük, şirket gider tablosu açısından azımsanmayacak bir fark yaratabilmektedir.

Ucuzlayan uçak biletleri nedeniyle 1990 ile 2006 yılları arasında uçak kullanımını ve dolayısıyla havayolu taşımacılığı kaynaklı CO2 salımı dört kat artmıştır. Bir toplantı için İstanbul-Ankara arasında yapılacak uçak seyahatinin maliyeti yaklaşık 400 TL ve 430 kg. CO2 iken, aynı toplantı videokonferans şeklinde yapıldığında maliyeti 0 TL ve 0.4 kg CO2’dir (2 bilgisayarın, 2 saat açık olduğu varsayıldı). Genel olarak iş seyahatlerini azaltmaya çalışmak, özellikle uçak seyahatlerinden kaçınmak ve bunun yerine iş toplantılarını internet üzerinden telekonferans veya videokonferans olarak yapmak hem şirket gelir-gider tablosuna hem de şirket karbon ayak izine çok olumlu yansıyacaktır. Yıllık şirket ve bayii toplantıları için uçakla gidilecek mekanları seçmek yerine trenle ulaşılabilecek yerleri tercih etmek, yurtdışı konferans ve eğitim çalışmalarına katılımı en düşük seviyede tutmak şirketlerin ulaşıma dayalı masraflarını ve karbon ayak izilerini önemli ölçüde düşürecektir.

Kapalı ortamlarda yaşam ısısı 200C dolayındadır. Ofisler 10C fazla ısıtıldığında şirketin ısınma gideri ortalama %8 artar ve karbon ayak izi doğru orantılı olarak büyür. Kışın yazlık kıyafetlerle çalışıp, ofis ortamlarını sıcak tutmanın bedelini ödemek yerine biraz kalın giyinmek daha pratik ve ekonomik bir yöntemdir. Keza yazları pekçok kişiyi hasta eden soğutma sistemleri yerine camları açarak doğal havanlandırmayı tercih etmek de hemen uygulanabilecek bir yöntemdir.

Üretim alanlarında dolaşırken, fosil yakıt tüketen motorlu taşıtlar yerine bisikleti veya basit bir rüzgar pervanesinin şarj ettiği aküler ile çalışan elektrikli arabaları kullanmak bir başka yöntem olabilir.

Yapay aydınlatma yerine basit yansıtıcılarla doğal günışığı kullanmak hem çalışanların hem de Dünyanın yaşam kalitesini artıracaktır.

Yeşillik ve ağaçlar karbonu tutarlar. Şirketlerin mümkün olan heryeri yeşillendirmeleri ve ağaçlandırmaları, komşu arazilerin ağaçlandırılmasına destek olmaları karbon ayak izini küçülteceği gibi çalışanları motive de edecektir. Yeşili sevmek insanın doğasında vardır. Bina ve depo çatılarını yeşillendirmek hem ısı kaybını önlemek hem de karbonu tutmak adına çifte yarar sağlar.

Firmalar, bahçelerindeki otları biçmek için elektrikli çim biçme makinesi yerine Google şirketinin yaptığı gibi keçileri kullanabilir.

Şirket yönetimi ile çalışanlarının desteklediği her çalışma rahat uygulanır, yaygınlaşır ve kalıcı olur. Şirket yönetiminin ve çalışanların desteğini almak, şirket enerji kültürünü oluşturmanın en önemli adımıdır.

II.ii. ŞİRKET ENERJİ HARİTASI

Sanayinin kullandığı enerji miktarının ve maliyetin takibi kolaydır. Enerji faturaları ve saat ölçümlerine bakmak yeterlidir. Toplam enerji miktarı ve faturasının, üretim ile yönetim birimleri arasında paylaşımını, ürünler arasında dağılımını gösteren şirket enerji haritasıdır. Dağılım yöntemi, şirketin büyüklüğüne ve bağlı olduğu sektöre göre farklı olabilir. Bu harita, ürün, ürün grupları, iş akışları, prosesler, üretim ile işletim faaliyetleri, bölümler, binalar gibi farklı düzlemlerde enerjinin nerelerde, ne kadar kullanıldığını gösterir. Şirket enerji haritasının hazırlanması için bir sistem kurularak ölçümler ürün, bina, proses gibi alt kırılımlarda, üç ay, altı ay gibi belli aralıklarla yapılmalıdır. Harita, enerjiyi yoğun kullanan faaliyetlerin belirlenmesini sağlar. Böylece, tasarruf projelerinin odaklanacağı noktalar rahatlıkla seçilir. Ayrıca iyileştirme çalışmalarının sonuçlarının değerlendirilmesini mümkün kılar.

II.iii. ENERJİ DENETİMİ

Enerji denetiminin amacı, tarafsız bir gözle, sistemleri inceleyip, enerji kullanımı açısından zayıf noktaları, hataları saptamak, düzeltici önlemleri belirlemek ve sonra bu önlemlerin etkinliğini takip etmektir. Denetimlerde tetkik edilecek sistem elemanları; kişiler, prosesler, techizat, cihazlar, enerji faturaları ve saatlerdir. Denetimler düzenli olarak tekrarlanmalıdır. Enerji denetiminin aşamaları, planlama, uygulama, raporlama ve bir önceki denetim sonuçları ile karşılaştırmaktır. Denetim sonuçları, iyileştirme çalışmalarını ve şirketiçi enerji kültürü faaliyetlerini yönlendirmelidir. Kapsamlı denetim yapma imkanı veya ihtiyacı olmayan şirketler, yoğun enerji kullanan ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatma sistemlerini denetleyebilirler. Denetimler altı aylık veya yıllık yapılırken, daha sık aralıklarla en çok enerji kullanan faaliyetler, Ek 1’de verilen basit kontrol listesi kullanılarak kontrol edilerek, tasarruf olanakları değerlendirilebilir. İşyerinin açık olduğu ve kapalı olduğu saatler arasındaki enerji kullanımını ölçerek takip etmek de, tasarruf yapılabilecek noktaların belirlenmesine yardımcı olacaktır.

II.iv. ENERJİ ÇEMBERİ MODELİ

Şirketlerin karbon ayak izi küçültme çalışmaları, Kalite Çemberine benzeyen bir model çerçevesinde uygulanabilir. Bu modele Enerji Çemberi Modeli diyelim. Enerji Çemberi Modelinin dört safhası vardır; planla, uygula, ölçümle, raporla (Şekil 2). İlk safhada karbon ayak izi küçültmek için yapılacak çalışmalar planlanır ve kimler tarafından, ne zaman, nasıl yapılacağı kararlaştırılır. İkinci safha, planlanan çalışmaların belirlenen sürelerde uygulanmasıdır. Üçüncü safhada denetim çalışmaları devreye girer ve uygulamaların etkinlikleri ölçümlenir. Son olarak bulgu ve sonuçlar raporlanarak, değerlendirilir. Bu model, bir döngü içinde belirli aralıklarla uygulandığında sürekli iyileşmeyi sağlar.


Şekil 2. Enerji Çemberi Modeli

II.v. KARBON MALİYET MUHASEBESİ

Maliyet muhasebesi basit, standart ve uluslararası kabul gören bir yöntemdir. Belli başlı dört amacı vardır:

Ürün ve hizmetlerin gerçek maliyetini belirlemek.
Ürün ve hizmetlerin fiyatlandırmasında rasyonel biz baz oluşturmak.
Maliyetlerin kontrolünü sağlamak.
Yönetimsel ve operasyonel kararlar verilmesine ve değerlendirilmesine yardımcı olmak.

Maliyet muhasebesinin kuralları basit olmakla birlikte, maliyetlerin tam doğrulukla belirlenmesi güçtür ve bir takım maliyetler yaklaşık olarak hesaplanarak kullanılır. Üretim sistemlerinde ana maliyet kalemleri direkt malzeme,direkt işçilik ve genel giderlerdir. Bunların tanımları ve kapsamlarına burada girmeyeceğiz, maliyet muhasebesi kitaplarında bulunabilir. Maliyet muhasebesi, şirketlerin karbon ayak izini küçültme çalışmalarına uyarlanarak kullanılabilir. Buna Karbon Maliyet Muhasebesi diyelim. Karbon maliyet muhasebesinin amacı;

Ürün ve hizmetlerin karbon ayak izlerini belirlemek,
Yönetimsel ve operasyonel kararlar sonucu değişebilen karbon ayak izlerinin kontrolünü sağlamak,
Karbon ayak izlerinin küçültülmesine dönük kararların verilmesine ve sonuçların değerlendirilmesine yardımcı olmaktır.
Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılacak yatırımların karbon ayak izi açısından değerlendirilmesine yardımcı olmaktır.

Firmaların belli dönemde kullandığı toplam enerji miktarı ve bu enerjinin kaynağı bellidir. Enerjinin bir bölümü bir ürünün üretiminde doğrudan kullanılır ki bu direkt enerji miktarıdır. Ayrıca ısıtma, aydınlatma, soğutma, havalandırma, seyahat, ulaşım, yemek vs. için harcanan genel enerji miktarı vardır. Genel enerji miktarının, ürünlere firmanın belirleyeceği kurallar çerçevesinde dağıtılması gerekir. Dağıtım için şirket enerji haritası kullanılır. Daha sonra her ürünün kullandığı direkt ve genel enerji miktarları, türüne göre elektrik, doğal gaz, LPG, kömür, benzin için verilen katsayılarla çarpılarak ürettikleri karbondioksit salınımları hesaplanır ve toplanır. Böylece ürün ve hizmetlerin karbon ayak izleri hesaplanmış olur. Karbon Maliyet Muhasebesi sistemi, şirketler güneş, rüzgar gibi sıfır karbondioksit salan enerji kaynaklarına yatırım yaptığında, yatırım faaliyetlerinin (malzeme, taşıma, inşaat faaliyetleri) karbon ayak izlerini, üretim ve yönetim faaliyetlerinde bu enerjinin kullanılmasından dolayı küçülen şirket karbon ayak izi ile karşılaştırma imkanı sağlar. Ürün ve hizmetlerin finansal ve karbon maliyetlerinin birlikte takip edilmesi hem şirketin hem Dünyanın sürekliliği için şarttır.

III. SON SÖZ
Küresel ısınmanın sorunu giderek Dünyayı ve yaşamı tehdit eden bir boyuta geliyor. Karbondioksit salımını en kısa zamanda kalıcı bir şekilde azaltılmalıdır. Bunun için fosil enerji kaynaklarını kullanarak karbondioksit salan şirketlere de büyük sorumluluk düşüyor. Enerji konusunda yapacakları tercihler, verecekleri kararlar, kuracakları sistemler ve seçecekleri teknoloji, sadece şirketlerin değil Dünyanın sürekliliğini de garantileyecek. Karbon ayak izi küçültme reçetesi, farklı büyüklükteki şirketler tarafından uygulanabilir. Şirketler, karar mekanizmalarına karbon ayak izi kavramını dahil etmeli, büyük düşünmeli, küçük çaplı projelerle başlamalı ama hemen harekete geçmeliler.

KAYNAKLAR:

1. Mark Lynas, Çeviri: Neşet Kutluğ, “Karbon Ayak İziniz”, “Açık Radyo” Kitapları.
2. Jeremy Rifkin ve Ted Howard, “Entropi Dünyaya Yeni Bir Bakış”, İz Yayıncılık.
3. Jonathan Neale, “ Küresel Isınmayı Durduralım, Dünyayı Değiştirelim”, Yordam Kitap.
4. www.tufts.edu/tie/tci/Computers.html , “Computers and Energy Efficiency”.
5. http://www.carbontrust.co.uk/, “Energy Saving Fact Sheet: Energy Management”.
6. http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/11579537.asp, “Google’in Keçi Merakı”.
7. Muhittin Şimşek, “Toplam Kalite Yönetimi”, Alfa Yayınları.
8. E. Paul DeGarmo, William G. Sullivan, John R. Canada, “Engineering Economy”, Macmillan Publishing Co., Inc.

EK 1. Enerji Tasarrufu Kontrol Listesi

A. Isıtma
i. Termostatlar en düşük konfor ısısına mı ayarlanmışlar? Çalışıyorlar mı?
ii. Kapı veya pencerelerden soğuk giriyor mu?
iii. Isıtma veya soğutma sistemleri çalışıyorken, pencere ve kapılar açık mı?
B. Aydınlatma
i. Tungsten ampüller kullanılıyor mu?
ii. Lambalar, ampüller, tavan veya duvar aydınlatmaları tozdan arındırılmış ve temiz mi?
iii. Kullanılmayan odalarda veya doğal ışığın yeterli olduğu yerlerde lambalar yanıyor mu?
iv. Eski geniş çaplı floresan lambalar kullanılıyor mu?
C. Ofis
i. Bilgisayarlar çalışma saatleri dışında açık mı?
ii. Ekranlar yemek saatlerinde veya çalışma saatleri dışında açık mı?
D. Fabrika
i. Hava basan fanlar, kompresörler, pompalar, soğuttukları makina çalışmazken çalışıyorlar mı?
ii. Kompresörlerden kaçak hava sesi geliyor mu?