22 Ekim 2008 Çarşamba

İklimler Değişiyor Sayın Al Gore, Ya Siz? - 2007

Yayın Tarihi:
“İklimler Değişiyor Sayın Al Gore, Ya Siz?”, Cumhuriyet, 14 Temmuz 2007.

“Uygunsuz Gerçek” filmiyle tüm dünyaca tanınan kendi ifadesiyle “aktivist, emekli politikacı” Al Gore geçtiğimiz ay Türkiye’de seçkin bir gruba küresel ısınmayı anlattı. Üniversite yıllarından beri bu konuyla ilgilenen Al Gore, gerek ABD hükümetini gerekse Birleşmiş Milletleri giderek tüm dünyayı tehdit eder boyuta ulaşan küresel ısınma sorununun varlığını kabul etmeye ve durdurmak için önlem almaya ikna etmeye çalışıyor. Dünya kamuoyunu konunun vehameti karşısında harekete geçmeye davet ediyor.

“Küresel ısınma gerçeğini hissetme kapasitesine sahibiz. Gerçek bazen rahatsız edici olabilir, hoş karşılanmaz ve kolayca ihmal edilir. Bazen bizi değişime zorlayacağı için gerçeği bilmemezlikten geliriz. Sevdiğimiz şeyler için derin koruma, kollama duygusu geliştirirsek gerçekleri kabul ederiz ve değişim için çabalarız.”diyor Al Gore.

Yıllardır kendisini bu konuya adayan bir “aktivist” olmasına rağmen kendisi ne zaman bireysel önlemler almaya başlamış? Özel hayatında hiçbir şey yapmadığı, evinde normal bir Amerikan ailesinin 20 katı elektrik harcadığı ortaya çıkınca. Küresel ısınma gerçeğini yıllardır iyi bilen, tüm dünyaya bu gerçeği anlatmayı vazife edinen Al Gore’un sorunu gidermek için çaba harcaması, dünyaya örnek olması beklenirken, evinde enerjiyi sorumsuzca harcaması tam bir samimiyetsizlik örneği. Konuşmak kolay ama alışkanlıkları değiştirmek güç iştir, niyet ve çaba gerektirir! Peki eleştirileri alınca neler yapmış? Evlerini “sıfır karbon” hale getirmek için uğraşıyorlarmış. Sıfır karbon açığa çıkardığı kadar karbonu emerek genel toplamda karbon üretimini sıfırlayan sistemler için kullanılan yeni moda bir terim. Evinin çatısına güneş enerji paneli yerleştirmiş. Ayrıca toprağın ısısı ile evi ısıtıp, soğutan jeotermal bir sistem kurdurmuş. Elektrik tasarrufu sağlayan ampüller takmışlar, çerçeveleri değiştirmişler. Bütün bu değişiklikler elektrik ve doğalgaz faturasına da ayrıca yardımcı olmuş!

Konuşmasında kriz sözcüğünün Türkçe ve İngilizce’de “alarm” anlamına geldiğinden, Japonca ve Çince’de ise çift anlamlı “tehlike”,“fırsat” olduğundan bahsetti. Her krizin yaşam tarzımızı ve ekonomimizi değiştirmek için aynı zamanda bir fırsat olduğunu söyledi. Doğru, yaptığı 2 saatlik “Uygunsuz Gerçek” sunumu için dolar bazında yedi sıfırlı bir rakam aldığı iddia ediliyor. Bu tutar hem aile ekonomisini hem de hayat tarzını değiştirecek büyüklükte! Son olarak, gittiği balık lokantasında nesli tükenme noktasına gelen bir balığı yiyerek yine büyük tepki aldı. “Uygunsuz Gerçek” sunumunda küresel ısınma ile bazı hayvan soylarının tükendiğini söyleyen Al Gore, “aktivist” olarak nesli tükenen balıkları korumak yerine yiyerek daha hızlı tükenmelerine katkı sağlıyor.

“Gerçeği” bilmesine rağmen kendisini ve ailesini “değişime” zorlayan etken kamuoyunun baskısı gibi görünüyor. Kendisi eski bir politikacı olabilir ama “aktivist” midir? Konuşarak “aktivist” olunmuyor. Eskilerin dediği gibi “Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz.”